İçeriğe geç

Çok yedikten sonra ne yapılmalı ?

Çok Yedikten Sonra Ne Yapmalı?

Düşünsenize, akşam yemeği için sofraya oturmuşsunuz, her şey mükemmel; yemekler tam damak zevkinize göre, bir türlü doyamadığınız lezzetler var. Ama bir noktada, bir şey olur ve ne olduğunu anlamadan tabağınızı neredeyse bitirirsiniz. Üstelik, tüm bu yemekleri aslında hiç ihtiyacınız olmadığı bir anda yemişsinizdir. İşte o an, karnınızda bir ağırlık, ruhunuzda ise bir huzursuzluk başlar. Çok yedikten sonra ne yapılmalı? İşte, bu soruya dair bir hikaye var aklımda. Bu yazı, o hikâyeyi anlatıyor ve belki de hepimizin hissettiği bir anı hatırlatıyor.

Her Şey Başlarken: Hızlıca Doymak

Kayseri’de, bir pazar günü akşamıydı. Annem yine mutfağa girdi ve bu hafta da en sevdiğim yemekleri hazırlamıştı. Bu kez menüde kuymak vardı, yanında bol tereyağlı börek, ardından da kırmızı etten yapılmış nefis bir kuzu tandır. Başlangıçtan itibaren yemekten başka hiçbir şey düşünemedim. Kendimi, ilk kısımda az bir şey yesem de, ikinci, üçüncü tabakta daha fazla yerken buldum. Ne var ki, her tabağımda bir miktar “daha” vardı. Bir tat aldım, bir ısırık daha aldım. Kendi limitimi bilmediğimi, en sonunda karnımın patlamak üzere olduğunu fark ettiğimde anlamıştım.

O an, bir yandan keyif alırken bir yandan da içimde bir gariplik oluşmuştu. Karnım doluydu ama bir türlü doygunluk hissine ulaşamıyordum. Yavaşça tabakları bitirirken, garip bir şekilde mutlu oldum ama sonra o huzur kayboldu. Sanki vücudum bir türlü doyduğumuzu kabul edemedi, o kadar çok yedim ki. İçimde bir boşluk hissettim, ama aynı zamanda da bir suçluluk. Sanki hem bedenen hem de duygusal olarak tüketmiştim.

Hepimiz bazen böyleyiz. Biliyorum. O an, yalnızca vücudum değil, ruhum da çok yemişti. Yemek bittiğinde, tatlıyı beklerken derin bir iç çekiş oldu içimde. “Ne yapmalıyım şimdi?” diye düşündüm. Bu soru kafamda yankılanıyordu.

Midenin Ağırlığı ve Ruhumun Yorgunluğu

Yemekten sonra, genellikle bir iki saatlik bir rahatlama gelir, değil mi? Ama o gün değil. O gün, mideye giden her lokma sadece daha çok ağırlık yaratıyordu. Bir süre sonra, oturduğum yerde kalmak yerine yürümeye başladım. Ama yürümek de bir çözüm olmuyordu. Her adım, midenin taş gibi olduğunu hissettiriyordu.

Duygusal olarak da çok tuhaf bir haldedir insan. Mideniz ağrırken, kafanızda bir sürü “neden” sorusu belirir. Hani bazen düşüncelerinizi bir kenara koymak istersiniz ya… İşte o an, sadece yemekleri yediğim için değil, yine bir şekilde dengesiz bir şeyler yaptığımdan, hem duygusal hem de fiziksel olarak yorgundum.

O gün, şunu fark ettim: Yemek yediğinizde, sadece bedeniniz değil, hisleriniz de doymaz. O kadar çok şey yedim ki, sonra kendimi tuhaf bir boşlukta buldum. Ama sonunda şunu anlamaya başladım: Yemek değil, aslında ruhumdu aç kalan.

Bir Adım Geride Durmak: Kendime Dönüş

İçimde bir ses sürekli “Biraz daha yürüyüş yap, biraz daha hareket et” diyordu. Ama o gün, bunu yapmam gerekiyordu. Yavaşça dışarı çıktım, Kayseri’nin hafif soğuk havası beni biraz sakinleştirmeye çalışıyordu. Nefes alırken, yavaşça bedenim, ruhum da bir miktar rahatladı. O gün, yemeklerden sonra ne yapmam gerektiğini tam anlamıştım. Sadece bedenimi dinlemek ve biraz sakinleşmek gerekiyordu.

Çok yedikten sonra, insanın ilk yapması gereken şey kendini rahatlatmaktır. Ne kadar hızlı yemek yediyseniz, o kadar yavaş davranmanız, düşüncelerinizin bile biraz “yavaşlaması” gerektiğini fark ettim. Kendimi, sanki bir yolculuğa çıkıyormuş gibi hissettim. Yemekleri yavaşça sindirirken, duygularımı sindiriyordum.

Kendimi daha fazla suçlamadım. O an, sadece biraz sabır, biraz rahatlama gerekiyordu. Mideyi fazla zorlamadan ve zihni de fazla yormadan. O gün, yediklerimi sindirirken ruhumun da bir şeye ihtiyacı olduğunu fark ettim. O kadar fazla yemek yedikten sonra, biraz da içsel bir rahatlamaya ihtiyaç varmış.

Sonuç: Sadece Duygularımı Dinledim

Şu an bu yazıyı yazarken bile o günün hissini yaşıyorum. Birçok şey gibi, fazla yemek yediğimizde, fazla yükleniyoruz kendimize. O kadar basit bir şey ki, sadece nefes alarak, biraz yürüyüş yaparak, biraz rahatlayarak her şeyi düzeltmek… Ama bazen, anı yaşarken, anlık mutlulukların peşinden gidiyoruz ve sonunda duygusal yüklerle kalıyoruz.

O gün ne yaptıysam, sadece neyi hissettiğimi dinleyerek yapmaya çalıştım. Karnımın ağrısını, içimdeki huzursuzluğu fark ederek, bir adım geriye çekildim. Şimdi, çok yedikten sonra ne yapmalıyız sorusuna cevabım net: Kendinizi dinleyin, sakinleşin ve biraz sabırlı olun. O zaman, hem bedeniniz hem ruhunuz rahatlayacaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
grandoperabet giriş