HPV kaç yılda kansere dönüşür? Önce kahveni al, rahatla İzmir’in o güzel rüzgarlı sabahlarından birinde, kahvemi yudumlarken aklıma bir soru takıldı: “HPV kaç yılda kansere dönüşür?” Tamam, evet, kulağa biraz tedirgin edici geliyor ama dur, sakince düşünelim. Ben 25 yaşındayım, arkadaşlar arasında sürekli espri patlatan, dışarıdan bakınca ‘her şeyi çok hafife alan’ ama içten içe her şeyi fazla düşünen biriyim. Yani, bir yandan kahkaha atarken bir yandan beynim mini bir felaket senaryosu üretiyor. İşte o yüzden bu konu, benim için hem ciddi hem de eğlenceli olabilir. HPV’yi tanımak: Kötü niyetli ama gizemli bir misafir HPV, yani Human Papillomavirus, vücudumuzun bazen…
Yorum BırakGünün Ayrıntısı Yazılar
Gemiyle İtalya Kaç Gün? Ankara’dan Başlayan Bir Yolculuğun Hikayesi Ankara’da geçen sıradan bir günün ardından, işten çıkıp otobüse binmişken içimden geçirdiğim düşünceydi bu: “Gemiyle İtalya kaç gün sürer acaba?” Belki biraz çocukluk hayallerinden kaynaklanıyor; yaz tatillerinde ailecek yaptığımız küçük deniz tatillerini hatırlıyorum. Babamın bana deniz haritalarını gösterdiği, annemin sürekli “Suda sallanmak bana göre değil” dediği o tatiller… Ama işte şimdi 25 yaşındayım, ekonomi okudum, verilerle uğraşıyorum ve bu merak bana sadece bir tatil planı değil, bir hesaplama fırsatı gibi görünüyor. Gemiyle İtalya’ya Yolculuk: Nereden Başlamak Gerekiyor? Ankara’dan kalkıp İtalya’ya gemi yolculuğu demek, önce kara yolunu ve feribotu planlamak demek. Ankara’nın…
Yorum BırakYumuşak Zemine Ev Yapmak: Edebiyatın Merceğinden Bir Keşif Edebiyat, kelimelerin ve anlatıların dönüştürücü gücünü ortaya koyarken, bizleri sıradan deneyimlerin ötesine taşır. Bir yumuşak zemine ev inşa etme fikri, teknik ve mühendislik perspektifinde bir sorun olarak görünse de, edebiyat perspektifinde insan ruhunun kırılganlığı, güven arayışı ve belirsizlikle yüzleşmesi üzerinden yorumlanabilir. Semboller aracılığıyla bu zemin, sadece fiziksel bir tabaka değil, karakterlerin ve metinlerin üzerine oturduğu metaforik bir alan haline gelir. Yumuşak Zemin ve Anlatının Toprağı Bir ev, sadece taş ve tuğladan ibaret değildir; aynı zamanda hikâyelerin ve yaşamların taşındığı bir mekân, bir anlatı zeminidir. Virginia Woolf’un bilinç akışı tekniğinde olduğu gibi, düşünceler…
Yorum BırakYetersiz Olmak: Felsefi Bir Keşif Bir sabah uyanıp, elinizde bir projeyi tamamlamadığınızı fark ettiğinizde, ya da bir arkadaşınıza doğru yanıt veremediğinizde hissettiğiniz boşluk hissi… İşte yetersiz olmak, çoğu zaman yalnızca bir eylemin ya da sonucun ötesinde, insanın kendisiyle yüzleşmesidir. Peki, felsefi açıdan yetersiz olmak ne demektir? Etik, epistemoloji ve ontoloji perspektifleriyle bu soruyu düşündüğümüzde, farklı filozofların yanıtları arasında gezinirken, çağdaş tartışmalar ve günlük yaşamdaki örneklerle zenginleşen bir yolculuğa çıkarız. Etik Perspektif: Yetersizlik ve Sorumluluk Etik, eylemlerimizin doğruluğunu ve yanlışlığını sorgulayan felsefe dalıdır. Yetersiz olmak, burada sıklıkla bir sorumluluk ve ahlaki kapasite meselesi olarak ele alınır. Aristoteles: Erdem etiğinde yetersizlik, kişinin…
Yorum BırakDinî Hitabette Kullanılacak Kaynaklar Nelerdir? Cesur ve Eleştirel Bir Bakış Tamam, baştan söyleyeyim: Dinî hitabette kullanılan kaynaklar denince aklına sadece Kur’an veya hadisler gelmesin. Çünkü işin içinde tarih, kültür, toplum ve bazen de kişisel yorum devreye giriyor. İzmir’de sosyal medyada tartışmayı seven birisi olarak, bu konuda biraz cesur olacağım; sevdiğim ve sevmediğim yanları rahatça ortaya koyacağım. Geleneksel Kaynaklar: Kur’an ve Hadisler Güçlü Yönler Kur’an ve hadisler şüphesiz dinî hitabın omurgası. Onları kullanmak, konuşmacıya hemen bir otorite kazandırıyor. Türkiye’de cami vaazlarından, akademik seminerlere kadar hemen her yerde bu kaynaklar temel alınıyor. Özellikle Kur’an ayetleri, hem anlam derinliği hem de toplumda kabul…
Yorum BırakBedensel, Ruhsal ve Toplumsal Olarak İyi Olma Hali: Bir İnsan Hakları Perspektifi İstanbul’da yaşamak, sürekli bir akışta olmak demek. Her sokak, her köşe başı, her durak farklı bir dünyayı, bazen de bir sorunu içinde barındırır. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği, sınıf farkları, kültürel çatışmalar… Bunların hepsi, bedensel, ruhsal ve toplumsal olarak “iyi olma” halimizi doğrudan etkiler. Ama bu “iyi olma” hali nedir? Herkes için aynı mıdır? Yoksa bir çocuğun, kadının, engelli bireyin veya yaşlı bir insanın “iyi olma” hali farklı mıdır? Gelin, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından bu soruları ele alalım. Bedensel İyi Olma Hali Bedensel olarak iyi olmak, genellikle…
Yorum BırakÜrünün Defosu Ne Demek? Hayat bazen bize “tamam işte, beklediğimiz gibi” dedirtecek kadar basit olabilirken, bazen de en sıradan şeyler bile kafamızı karıştırabilir. Özellikle de bizim gibi 25 yaşında, sürekli espri yapan ama derin derin düşünen genç yetişkinler için her şeyin bir anlamı olmalı. Ama bazen de anlamı olması gerekmiyor, sadece “ne bu ya?” diyerek geçmek gerek. İşte bu yazıda, hayatın anlamını çok derinlemesine sorgulamadan, ama yine de gülmeden duramadan, “Ürünün defosu ne demek?” sorusunun peşinden gideceğiz. Ürünün Defosu: O Kötü Seçenek mi, Yoksa Bir Hata mı? İlk önce hepimizin sıkça duyduğu ama bazen nedir tam olarak açıklayamadan kullandığı bir…
Yorum BırakGiriş: Bir Tencere ve Ontolojik Merak Düşünün, mutfağınızda eski bir tencere var. Yıllar boyunca kullanılmış, üzeri kararmış ve artık hiçbir temizlik yöntemi onu ilk günkü parlaklığına kavuşturamıyor. Bu tencereyi tekrar eski haline getirmek mümkün mü? İşte burada devreye kalay sökücü giriyor. Basit bir kimyasal ürün gibi görünse de, felsefi bir merak uyandırıyor: İnsan, doğayı ve nesneleri değiştirme gücünü elinde tutarken, bilgiyi ve eylemin etik sınırlarını nasıl belirler? Bu sorular bizi etik, epistemoloji ve ontoloji perspektifleri üzerinden derin bir keşfe davet ediyor. Kalay Sökücünün Temel İşlevi Kalay sökücü, kimyasal reaksiyonlar yoluyla metal yüzeydeki kalay kaplamayı çözmek veya kaldırmak için kullanılan bir…
Yorum BırakTüm Otobüslerde Kredi Kartı Geçiyor Mu? İstanbul’da yaşayan biri olarak, her gün otobüsle seyahat ederken sürekli karşılaştığım bir soru var: “Tüm otobüslerde kredi kartı geçiyor mu?” Bu, benim için, yani ofise giden ve akşamları blog yazan bir genç için, önemli bir konu. Çünkü ben de günün büyük bir kısmını toplu taşıma araçlarında geçiriyorum ve bu gibi küçük ama önemli detaylar hayatı gerçekten kolaylaştırabiliyor. Geçmişe Bir Bakış: Otobüslerde Kredi Kartı Dönemi Bir zamanlar, İstanbul’da otobüse bindiğinizde tek seçeneğiniz nakit para oluyordu. Kartlı sistemler hep vardı ama daha çok metrobüslerde ve trenlerde geçerliydi. Otobüslerde kredi kartıyla ödeme yapmak düşüncesi, çok yeni bir…
Yorum BırakMilli Savunma Bakanlığında Meydancı Ne İş Yapar? İstanbul’da gündüzleri ofiste çalışıp akşamları blog yazan sıradan bir gencim. Son zamanlarda, bir arkadaşım bana “Meydancı ne iş yapar?” diye sorduğunda, ben de biraz şaşırdım. Neyse ki, hemen bir araştırma yapıp cevap verebildim. Aslında, bu soruyu sormadan önce kendim de pek bilmiyordum. Belki de Milli Savunma Bakanlığı gibi köklü bir kurumda, bazen arka planda kalan ve pek fazla konuşulmayan işler daha çok ilgimi çekiyor. Öyle bir noktada duruyorum ki, küçük bir meslek dalının nasıl bu kadar önemli olabileceğini merak ediyorum. O yüzden gelin, hep birlikte “Meydancı”nın ne iş yaptığını anlamaya çalışalım. Hadi başlayalım.…
Yorum Bırak