Jon Snow ve Gücün Zirvesi: Bir Tarihsel Perspektif Geçmiş, yalnızca olayların ve kişilerin akışını anlamaktan çok, bugünümüzü şekillendiren dinamikleri de kavrayabilmemize olanak tanır. Tarihi öğrenmek, sadece eski zamanları değil; kendimizi, toplumsal yapımızı ve güç ilişkilerini sorgulamamız için bir fırsat sunar. Jon Snow’un hikayesi de tam olarak böyle bir inceleme için zengin bir malzeme oluşturuyor. Onun yolculuğu, toplumların tarihindeki en büyük kırılmaların ve değişimlerin minyatür bir yansıması gibi. Bu yazı, Jon Snow’un efsanevi serüvenini tarihsel bir bakış açısıyla ele alarak, onun karakter gelişimini toplumsal ve siyasal dönüşümlerle paralel olarak inceleyecektir. Jon Snow’un Yükselişi: Krallığın Son Savunucusu Jon Snow, Game of Thrones’un…
Yorum BırakYazar: admin
H+ İyonu Veren Asit Mi, Baz Mı? Bir Kimyasal Kavramın Tarihsel Yolculuğu Geçmişi Anlamaya Çalışmak: Bilimin Evrimi ve Kimyasal Dünyanın Dönüşümü Bilim, zaman içinde evrilen bir keşif yolculuğudur. Her bir buluş, geçmişin izlerini taşır ve bugüne ışık tutar. Ancak, her yeni keşif, geçmişin bazen unutulmuş ama bir o kadar da önemli sorularına yeniden odaklanmamıza sebep olur. Kimya da tam olarak bu noktada devreye girer. H+ iyonunun ne olduğunu, neden önemli olduğunu ve asitlerin, bazların ne şekilde tanımlandığını anlamak için bilimin tarihsel yolculuğuna göz atmamız gerek. Geçmişin izlerini takip ettiğimizde, kimya dünyasında birçok devrimsel keşfin olduğu görülür. Asitler ve bazlar arasındaki…
Yorum BırakHisse Senedi Olan Şirket Batarsa Ne Olur? Ankara’nın merkezine doğru yürürken, sonbaharın hafif soğuyan rüzgarı yüzüme çarpıyor. Akşamüstü saatleri, iş çıkışı trafik tam kıvamında. Biraz düşünmeye başladım: “Hisse senedi olan bir şirket batarsa ne olur?” Bu soruyu hiç düşündünüz mü? Bir ekonomi öğrencisi olarak, hem akademik hem de gerçek hayatta sürekli buna dair gözlemlerim oldu. Ama bu sefer, işin içine biraz da kişisel deneyimlerimi katmak istedim. Çocuklukta Başlayan İlgi Çocukken, babamla çok zaman geçirirdim. O zamanlar, bir bakkalda çalışıyordu. “Hisse senedi nedir?” diye sormuştum bir gün, akşam yemeğinde. O da bana, “Bir şirketin hisselerini alıp, bir pay sahibi oluyorsun, ama…
Yorum BırakHayatının Altının Üstünden Daha İyi Olmadığını Nereden Biliyorsun? Giriş: Düzenim Bozulur Diye Korkmak Kayseri’nin soğuk sabahlarından birinde, penceremin kenarındaki kar tanelerinin hızla yere düşüşünü izlerken, içimde bir huzursuzluk vardı. Yavaşça kahvemi içip, odamdaki o soğuk, sessiz hava arasında kayboluyordum. Birçok kez düşündüm: Düzenim bozulur, hayatım alt üst olur diye endişe ediyorum. Ama bir yandan da, o düzenin zaten ne kadar sıkıcı olduğunu, bana ne kadar dar geldiğini hissediyorum. Bazen hayatımın, bir çark gibi dönmesini ve her şeyin yerli yerinde olmasını istiyorum. Ancak öte yandan, içimde bir ses diyor ki: “Hayatının altının üstünden daha iyi olmadığını nereden biliyorsun?” İşte o an,…
Yorum BırakEngelli Kadrosundan İse Girmek İçin Yüzde Kaç Rapor Gerekli? Edebiyatın Söz Dökümüyle Bir Sorun Üzerine Kelimelerin gücü, bazen bir toplumun sınırlarını, bazen de bireylerin ruhundaki bariyerleri aşmak için yeterlidir. Anlatılar, çoğu zaman gerçekliği sadece yansıtan değil, onu dönüştüren bir araç olarak karşımıza çıkar. Bu yazıda, bir engelli bireyin işe alım sürecindeki %40 oranındaki rapor gerekliliği gibi resmi bir meseleye bakarken, edebiyatın bu tür toplumsal sorulara nasıl ışık tuttuğunu keşfetmeyi amaçlıyorum. Zira, edebiyatın gücü yalnızca kelimelerden değil, bu kelimelerin açtığı derin boşluklardan, toplumsal yapıları sorgulatan simgelerden ve karakterlerin içsel yolculuklarında izlediğimiz yollardan gelir. Edebiyat, yalnızca bireysel duyguları veya kişisel hikayeleri değil,…
Yorum BırakCimere Şikayet Eden Kişinin İsmi Görünür Mü? Eğitimci Gözünden Toplumsal Katılım ve Öğrenme Süreçleri Giriş: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü ve Toplumsal Katılım Bir eğitimci olarak, her gün öğrencilerimle iletişim kurarken, öğrenmenin sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda toplumun işleyişiyle nasıl etkileşimde bulunduğumuzu anlamak olduğu düşüncesi beni sürekli etkiler. Öğrenme, yalnızca bireysel bir süreç olmanın ötesinde, toplumsal değişimlerin şekillenmesinde de önemli bir rol oynar. Öğrencilerime yalnızca ders anlatmakla kalmayıp, aynı zamanda onların toplumsal sorumluluklarını ve haklarını da öğretmeye çalışıyorum. Bugün, sosyal katılım ve bireysel hakların önemi üzerine konuştuğumuzda, halkla iletişim kurmanın yollarından biri olan CİMER’e (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi) şikayette bulunma süreci önemli…
Yorum BırakBing İyi Mi? Bir Antropolojik Bakış Açısı Kültürler, insanların dünyayı nasıl algıladıklarını ve ona nasıl anlam yüklediklerini belirleyen dinamiklerdir. İnsanlık, tarihi boyunca farklı kültürler ve toplumlar kurarak kendi kimliklerini inşa etti. Bu kimlikler, toplumsal yapılar, semboller ve ritüellerle şekillendi. Teknoloji de, günümüzde kültürün ve toplulukların en önemli unsurlarından biri haline geldi. Dijital dünyada bu unsurların ne kadar etkili olduğunu gözlemlemek, kültürlerin teknolojiyle nasıl etkileşime girdiğini anlamamıza yardımcı olur. Bu yazıda, arama motorlarından biri olan Bing’in ne kadar “iyi” olduğunu, bir antropologun gözünden, kültürel deneyimlerle bağlantı kurarak inceleyeceğiz. Bing: Kültürlerarası Bir Deneyim Aracı mı? Teknoloji, her geçen gün yaşamlarımıza daha fazla…
Yorum BırakÇok Yedikten Sonra Ne Yapmalı? Düşünsenize, akşam yemeği için sofraya oturmuşsunuz, her şey mükemmel; yemekler tam damak zevkinize göre, bir türlü doyamadığınız lezzetler var. Ama bir noktada, bir şey olur ve ne olduğunu anlamadan tabağınızı neredeyse bitirirsiniz. Üstelik, tüm bu yemekleri aslında hiç ihtiyacınız olmadığı bir anda yemişsinizdir. İşte o an, karnınızda bir ağırlık, ruhunuzda ise bir huzursuzluk başlar. Çok yedikten sonra ne yapılmalı? İşte, bu soruya dair bir hikaye var aklımda. Bu yazı, o hikâyeyi anlatıyor ve belki de hepimizin hissettiği bir anı hatırlatıyor. Her Şey Başlarken: Hızlıca Doymak Kayseri’de, bir pazar günü akşamıydı. Annem yine mutfağa girdi ve…
Yorum BırakSibel Arapçada Ne Demek? Geleceğe Dönük Bir Bakış Sibel, Arapçada “güzel”, “zarif” ve “sevimli” anlamlarına gelir. Bu anlam, dilin tarihi ve kültürel derinliğiyle şekillenmiş bir kelime olarak, bir isimden çok daha fazlasını ifade eder. Ancak, bir kelimenin anlamı zamanla, içinde bulunduğu toplumun ve bireylerin yaşam biçimlerinin değişmesiyle de evrilir. Gelecek yıllarda, bu tür isimlerin, kültürel bağlamların ve dilin yaşamımıza nasıl yansıması olabileceğini düşündüğümde, geleceğe dair hem umutlarım hem de kaygılarım artıyor. Bu yazıda, “Sibel Arapçada ne demek?” sorusunu daha geniş bir perspektife taşımayı hedefliyorum: Önümüzdeki 5-10 yıl boyunca, dilin, kültürün ve isimlerin gündelik hayatımıza, işimize ve ilişkilerimize nasıl etki edebileceğini…
Yorum BırakArşiv Araştırmasında Nelere Bakılır? Pedagojik Bir Bakış Öğrenme, sadece bilgi edinmekten çok daha fazlasıdır. Her an, her etkileşim, her deneyim bizi dönüştüren, şekillendiren bir süreçtir. Bu sürecin en güçlü yanlarından biri de, geçmişe dair bir keşfe çıktığımızda, ne kadar çok yeni şey öğrenebileceğimizi fark etmemizdir. Eğitimde, geçmişi anlamak ve bu geçmişten dersler çıkararak geleceği şekillendirmek, arşiv araştırmalarının gücünü ortaya koyar. Peki, arşiv araştırmasında nelere bakılır ve pedagojik açıdan nasıl bir etki yaratır? Bu yazıda, arşiv araştırmalarının öğrenme teorileri, öğretim yöntemleri ve pedagojik uygulamalara nasıl katkı sağladığını inceleyecek, eğitimdeki dönüşümün izlerini nasıl sürebileceğimizi tartışacağız. Kapsamlı bir bakış açısıyla, arşiv araştırmalarının eğitimdeki…
Yorum Bırak